İnsanın kendini anlatması başlı başına bir uzmanlık işi olmasına rağmen bir insan ne kadar kendini iyi anlatırsa anlatsın bir o kadar da kendini anlatamamış ve başıda çok kez belaya girmiştir. Bir insan kendini anlatırken her zaman aynı kelimeler ile anılmak istemeyeceği için zaman, mekân ve durumlara göre tanımlarda kesinlikle bir değişim söz konusudur.
Yazar deli, dolu, içinde dışarıya taşmayı bekleyen kelimelerin tek sahibidir. Hala çizgi film, Türk filmi izlemektedir. Belirli sevdiği oyuncuları işi gücü bırakıp izleyecek kadar bazen çılgın bir insandır. Tiyatro vazgeçilmezidir ama her oyunu izlemez. Seyirciye dönerek oynanan ve yapmacık tiyatrolardan acilen kaçar. Uyuma numarası yapıp acısına son vermeye çalıştığı bile olmuştur.
Birçok memleketin ve ülkenin izini üstünde taşımasına rağmen bu ülke topraklarında doğup ve büyüdüğü için Ay Yıldızlı Al Bayrağın delisidir. Açıkça söylemekte fayda görmektedir kendisi Müslüman’dır. Entelektüellerin ağzına almaktan çekindiği her yana yanaşık bir durumu olmadığı için başkaca inanç sistemlerine şirin gözükmeye çalışma derdi yoktur. Ama her inanca saygısı vardır. Kimse için yalakalık yapmayı sevmez. Tasavvufa ve tasavvuf yoluna olan sevgisini tartışmaya dahi açmaz. Hiç kimsenin inançlarını değiştirme ve dalga geçme, aşağılama huyu yoktur.
Fenerbahçe’yi çok sever ve fanatik olmasa da bazen aykırı edepsiz kişilere uyar “EDEB YAHU” sözünü yüreğine alarak ciddi “EDEPSİZLİK” eder. Darağacında da olsa son sözümüz “FENERBAHÇE” der ve diyenleri de ayrı sever. Ama takım üzerinden arkadaşlarını da kırılmasına ve rencide edilmesine dayanamaz. Maç biter söz biter fanatiklikte sınırıdır. Ayrıca bu futbolcuların bu işten çok para kazandığı için vergilerinin artırılmasını talep etmektedir.
Her şeyi birden kabul etmez derin bir süzgeçten geçirdikten sonra yüreğine kalanları asla bırakmaz. Ayrılan alanın sonuna gelirken Yüreğinin sesini dinler ama her zaman bu yüzden başıda bolca belaya girer. Belalar ve dertlerin onu daha olgun ve bilge kişiliğe doğru yol alacağına inanmaya çalışır. Hala zillere basıp kaçası mahallede top oynayıp cam kırası vardır. Sözün kısacası bu yazar hala çocuktur. Büyümesi için iklimi ve yağmurların damlalarını beklemektedir. Yazarın kendini tanımlama aşaması hala devam etmektedir. Değişmez karakterinin yanında her geçen yeni tespit ettiği şeyler onu haliyle şaşırtmaktadır. Ayrıca bu kadar yazıya rağmen Yazar hala insanların tanımlanabileceğine inanmamaktadır.
Garip olduğu için yazdıkları ve yaptıklarında bu akımın çok güçlü izlerini bulabilirsiniz. Eylemlerim devam edecek.
Saygılarımla
Gencay COŞKUN